Namaz Vakitleri

Kuran-ı Kerim Oku

Arapça metin, okunuş ve Türkçe meal · 114 sure · 6236 ayet

سُورَةُ النَّبَإِ

78. Nebe' Suresi

40 ayet Mekke
1 Okunuş
'Amma Yatasaa-aloon
Arapça
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Meal (anlam)
Neyi soruşturuyorlar?
2 Okunuş
'Anin-nabaa-il 'azeem
Arapça
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
Meal (anlam)
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
3 Okunuş
Allazi hum feehi mukh talifoon
Arapça
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Meal (anlam)
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
4 Okunuş
Kallaa sa y'alamoon
Arapça
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Meal (anlam)
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
5 Okunuş
Thumma kallaa sa y'alamoon
Arapça
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Meal (anlam)
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
6 Okunuş
Alam naj'alil arda mihaa da
Arapça
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا
Meal (anlam)
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
7 Okunuş
Wal jibaala au taada
Arapça
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
Meal (anlam)
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
8 Okunuş
Wa khalaq naakum azwaaja
Arapça
وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا
Meal (anlam)
Sizi çift çift yarattık;
9 Okunuş
Waja'alnan naumakum subata
Arapça
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا
Meal (anlam)
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;
10 Okunuş
Waja'alnal laila libasa
Arapça
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا
Meal (anlam)
Geceyi bir örtü yaptık;
11 Okunuş
Waja'alnan nahara ma 'aasha
Arapça
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا
Meal (anlam)
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;
12 Okunuş
Wa banaina fauqakum sab 'an shi daada
Arapça
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا
Meal (anlam)
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;
13 Okunuş
Waja'alna siraajaw wah haaja
Arapça
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
Meal (anlam)
Parlak ışık veren güneşi varettik;
14 Okunuş
Wa anzalna minal m'usiraati maa-an saj-jaaja
Arapça
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
Meal (anlam)
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
15 Okunuş
Linukh rija bihee habbaw wana baata
Arapça
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا
Meal (anlam)
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
16 Okunuş
Wa jan naatin alfafa
Arapça
وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا
Meal (anlam)
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
17 Okunuş
Inna yaumal-fasli kana miqaata
Arapça
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا
Meal (anlam)
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.
18 Okunuş
Yauma yun fakhu fis-soori fataa toona afwaaja
Arapça
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
Meal (anlam)
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
19 Okunuş
Wa futiha tis samaa-u fakaanat abwaaba
Arapça
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
Meal (anlam)
Gökler kapı kapı açılacaktır.
20 Okunuş
Wa suyyi raatil jibaalu fa kaanat saraaba
Arapça
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Meal (anlam)
Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
21 Okunuş
Inna jahan nama kaanat mirsaada
Arapça
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا
Meal (anlam)
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
22 Okunuş
Lit taa gheena ma aaba
Arapça
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا
Meal (anlam)
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
23 Okunuş
Laa bitheena feehaa ahqaaba
Arapça
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا
Meal (anlam)
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
24 Okunuş
Laa ya zooqoona feeha bar daw walaa sharaaba
Arapça
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
Meal (anlam)
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
25 Okunuş
Illa hamee maw-wa ghas saaqa
Arapça
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا
Meal (anlam)
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
26 Okunuş
Jazaa-aw wi faaqa
Arapça
جَزَآءًۭ وِفَاقًا
Meal (anlam)
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
27 Okunuş
Innahum kaanu laa yarjoona hisaaba
Arapça
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
Meal (anlam)
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
28 Okunuş
Wa kazzabu bi aayaa tina kizzaba
Arapça
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا
Meal (anlam)
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
29 Okunuş
Wa kulla shai-in ahsai naahu kitaa ba
Arapça
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا
Meal (anlam)
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
30 Okunuş
Fa zooqoo falan-nazee dakum ill-laa azaaba
Arapça
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Meal (anlam)
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."
31 Okunuş
Inna lil mutta qeena mafaaza
Arapça
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Meal (anlam)
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
32 Okunuş
Hadaa-iqa wa a'anaa ba
Arapça
حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا
Meal (anlam)
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
33 Okunuş
Wa kaawa 'iba at raaba
Arapça
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا
Meal (anlam)
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
34 Okunuş
Wa ka'san di haaqa
Arapça
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا
Meal (anlam)
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.
35 Okunuş
Laa yasma'oona fiha lagh waw walaa kizzaba
Arapça
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
Meal (anlam)
Orada boş ve yalan söz işitmezler.
36 Okunuş
Jazaa-am mir-rabbika ataa-an hisaaba
Arapça
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
Meal (anlam)
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.
37 Okunuş
Rabbis samaa waati wal ardi wa maa baina humar rahmaani laa yam likoona minhu khi taaba
Arapça
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
Meal (anlam)
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.
38 Okunuş
Yauma yaqoo mur roohu wal malaa-ikatu saf-fal laa yata kalla moona illa man azina lahur rahmaanu wa qaala sawaaba
Arapça
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
Meal (anlam)
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
39 Okunuş
Zaalikal yaumul haqqu faman shaa-at ta khaaza ill-laa rabbihi ma-aaba
Arapça
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
Meal (anlam)
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.
40 Okunuş
In naa anzar naakum azaaban qareebaiy-yauma yan zurul marr-u maa qaddamat yadaahu wa ya qoolul-kaafiru yaa lai tanee kuntu turaaba
Arapça
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Meal (anlam)
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.
Kırıkkale Plus

Kırıkkale'nin dijital süper uygulaması

Soru ve Görüşleriniz için info@kirikkaleplus.com