Namaz Vakitleri

Kuran-ı Kerim Oku

Arapça metin, okunuş ve Türkçe meal · 114 sure · 6236 ayet

سُورَةُ القِيَامَةِ

75. Kıyâmet Suresi

40 ayet Mekke
1 Okunuş
Laaa uqsimu bi yawmil qiyaamah
Arapça
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ
Meal (anlam)
Kıyamet gününe yemin ederim.
2 Okunuş
Wa laaa uqsimu bin nafsil lawwaamah
Arapça
وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ
Meal (anlam)
Ve nedamet çeken nefse yemin ederim.
3 Okunuş
Ayahsabul insaanu al lan najm'a 'izaamah
Arapça
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ
Meal (anlam)
İnsan, kemiklerini bir araya toplayamayız mı sanıyor?
4 Okunuş
Balaa qaadireena 'alaaa an nusawwiya banaanah
Arapça
بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ
Meal (anlam)
Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.
5 Okunuş
Bal yureedul insaanu liyafjura amaamah
Arapça
بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ
Meal (anlam)
Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.
6 Okunuş
Yas'alu ayyyaana yawmul qiyaamah
Arapça
يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ
Meal (anlam)
Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.
7 Okunuş
Fa izaa bariqal basar
Arapça
فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ
Meal (anlam)
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
8 Okunuş
We khasafal qamar
Arapça
وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ
Meal (anlam)
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
9 Okunuş
Wa jumi'ash shamusu wal qamar
Arapça
وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ
Meal (anlam)
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
10 Okunuş
Yaqoolul insaanu yaw ma 'izin aynal mafarr
Arapça
يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ
Meal (anlam)
Gözün kamaştığı, ayın tutulduğu, güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman, işte o gün insan: "kaçacak yer nerede?" der.
11 Okunuş
Kallaa laa wazar
Arapça
كَلَّا لَا وَزَرَ
Meal (anlam)
Hayır; hayır; bir sığınak yoktur.
12 Okunuş
Ilaa rabbika yawma 'izinil mustaqarr
Arapça
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ
Meal (anlam)
O gün, sen, Rabbinin huzuruna varıp durursun.
13 Okunuş
Yunabba 'ul insaanu yawma 'izim bimaa qaddama wa akhkhar
Arapça
يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ
Meal (anlam)
O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.
14 Okunuş
Balil insaanu 'alaa nafsihee baseerah
Arapça
بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ
Meal (anlam)
Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.
15 Okunuş
Wa law alqaa ma'aazeerah
Arapça
وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ
Meal (anlam)
Özürlerini sayıp dökse de, insanoğlu, artık kendi kendinin şahididir.
16 Okunuş
Laa tuharrik bihee lisaa naka lita'jala bih
Arapça
لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ
Meal (anlam)
Cebrail sana Kuran okurken, unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme, yalnız dinle.
17 Okunuş
Inna 'alainaa jam'ahoo wa qur aanah
Arapça
إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ
Meal (anlam)
Doğrusu o vahyolunanı kalbine yerleştirmek ve onu sana okutturmak Bize düşer.
18 Okunuş
Fa izaa qaraanaahu fattabi' qur aanah
Arapça
فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ
Meal (anlam)
Biz onu Cebrail'e okuttuğumuz zaman, onun okumasını dinle.
19 Okunuş
Summa inna 'alainaa bayaanah
Arapça
ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ
Meal (anlam)
Sonra onu sana açıklamak Bize düşer.
20 Okunuş
Kallaa bal tuhibboonal 'aajilah
Arapça
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ
Meal (anlam)
Hayır, hayır! Sizler, çabuk elde edeceğiniz dünya nimetlerini seversiniz.
21 Okunuş
Wa tazaroonal Aakhirah
Arapça
وَتَذَرُونَ ٱلْءَاخِرَةَ
Meal (anlam)
Ahireti bırakırsınız.
22 Okunuş
Wujoohuny yawma 'izin naadirah
Arapça
وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ
Meal (anlam)
O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.
23 Okunuş
Ilaa rabbihaa naazirah
Arapça
إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ
Meal (anlam)
O gün bir takım yüzler Rablerine bakıp parlayacaktır.
24 Okunuş
Wa wujoohuny yawma 'izim baasirah
Arapça
وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌۭ
Meal (anlam)
O gün bir takım yüzler de asıktır.
25 Okunuş
Tazunnu any yuf'ala bihaa faaqirah
Arapça
تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ
Meal (anlam)
Kendisinin belkemiğinin kırılacağını sanır.
26 Okunuş
Kallaaa izaa balaghatit taraaqee
Arapça
كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ
Meal (anlam)
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
27 Okunuş
Wa qeela man raaq
Arapça
وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ
Meal (anlam)
Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
28 Okunuş
Wa zanna annahul firaaq
Arapça
وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ
Meal (anlam)
Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.
29 Okunuş
Waltaffatis saaqu bissaaq
Arapça
وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ
Meal (anlam)
Bacaklar birbirine dolaşır.
30 Okunuş
Ilaa rabbika yawma'izinil masaaq
Arapça
إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ
Meal (anlam)
O gün sevk Rabbin huzurunadır.
31 Okunuş
Falaa saddaqa wa laa sallaa
Arapça
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ
Meal (anlam)
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
32 Okunuş
Wa laakin kazzaba wa tawalla
Arapça
وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Meal (anlam)
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
33 Okunuş
Summa zahaba ilaaa ahlihee yatamatta
Arapça
ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ
Meal (anlam)
O, Peygamberi doğrulamamış, namaz kılmamış, ama yalanlayıp yüz çevirmiş, sonra da salına salına kendinden yana olanlara gitmişti.
34 Okunuş
Awlaa laka fa awlaa
Arapça
أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ
Meal (anlam)
Sana yazıklar olsun, yazıklar!
35 Okunuş
Summa awlaa laka fa awla
Arapça
ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ
Meal (anlam)
Daha ne olsun, sana yazıklar olsun, yazıklar!
36 Okunuş
Ayahsabul insaanu anyytraka sudaa
Arapça
أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى
Meal (anlam)
İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?
37 Okunuş
Alam yaku nutfatam mim maniyyiny yumnaa
Arapça
أَلَمْ يَكُ نُطْفَةًۭ مِّن مَّنِىٍّۢ يُمْنَىٰ
Meal (anlam)
O, katılan bir meni damlası değil miydi?
38 Okunuş
Summa kaana 'alaqata fakhalaq fasawwaa
Arapça
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ
Meal (anlam)
Sonra kan pıhtısı olmuş, sonra Allah onu yaratıp şekil vermişti.
39 Okunuş
Faja'ala minhuz zawjayniz zakara wal unsaa
Arapça
فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
Meal (anlam)
Ondan, erkek, dişi iki cins yaratmıştı.
40 Okunuş
Alaisa zaalika biqaadirin 'alaaa any yuhyiyal mawtaa
Arapça
أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْۦِىَ ٱلْمَوْتَىٰ
Meal (anlam)
Bunları yapan Allah'ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? Elbette yeter.
Kırıkkale Plus

Kırıkkale'nin dijital süper uygulaması

Soru ve Görüşleriniz için info@kirikkaleplus.com