Namaz Vakitleri

Kuran-ı Kerim Oku

Arapça metin, okunuş ve Türkçe meal · 114 sure · 6236 ayet

سُورَةُ المُرۡسَلَاتِ

77. Mürselât Suresi

50 ayet Mekke
1 Okunuş
Wal mursalaati'urfaa
Arapça
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
2 Okunuş
Fal'aasifaati 'asfaa
Arapça
فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
3 Okunuş
Wannaashiraati nashraa
Arapça
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
4 Okunuş
Falfaariqaati farqaa
Arapça
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
5 Okunuş
Falmulqiyaati zikra
Arapça
فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
6 Okunuş
'Uzran aw nuzraa
Arapça
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
7 Okunuş
Innamaa too'adoona lawaaqi'
Arapça
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ
Meal (anlam)
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
8 Okunuş
Fa izam nujoomu tumisat
Arapça
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
Meal (anlam)
Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
9 Okunuş
Wa izas samaaa'u furijat
Arapça
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ
Meal (anlam)
Gök yarıldığı zaman,
10 Okunuş
Wa izal jibaalu nusifat
Arapça
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
Meal (anlam)
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
11 Okunuş
Wa izar Rusulu uqqitat
Arapça
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
Meal (anlam)
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
12 Okunuş
Li ayyi yawmin ujjilat
Arapça
لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
Meal (anlam)
Bu, hangi güne bırakılmıştı?
13 Okunuş
Li yawmil Fasl
Arapça
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
Meal (anlam)
Hüküm gününe bırakılmıştı.
14 Okunuş
Wa maaa adraaka maa yawmul fasl
Arapça
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
Meal (anlam)
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
15 Okunuş
Wailuny yawma 'izillilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün yalanlamış olanların vay haline!
16 Okunuş
Alam nuhlikil awwaleen
Arapça
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
Meal (anlam)
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
17 Okunuş
Summa nutbi'uhumul aakhireen
Arapça
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ
Meal (anlam)
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
18 Okunuş
Kazzlika naf'alu bilmujrimeen
Arapça
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
Meal (anlam)
Suçlulara böyle yaparız.
19 Okunuş
Wailunw yawma 'izil lil mukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
20 Okunuş
Alam nakhlukkum mimmaaa'im maheen
Arapça
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ
Meal (anlam)
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
21 Okunuş
Faja'alnaahu fee qaraarim makeen
Arapça
فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ
Meal (anlam)
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
22 Okunuş
Illaa qadrim ma'loom
Arapça
إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ
Meal (anlam)
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
23 Okunuş
Faqadarnaa fani'mal qaadiroon
Arapça
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ
Meal (anlam)
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
24 Okunuş
Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün yalanlamış olanların vay haline!
25 Okunuş
Alam naj'alil arda kifaataa
Arapça
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
Meal (anlam)
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
26 Okunuş
Ahyaaa'anw wa amwaataa
Arapça
أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا
Meal (anlam)
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
27 Okunuş
Wa ja'alnaa feehaa rawaasiya shaamikhaatinw wa asqainaakum maaa'an furaataa
Arapça
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا
Meal (anlam)
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
28 Okunuş
Wailuny yawma 'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
29 Okunuş
Intaliqooo ilaa maa kuntum bihee tukazziboon
Arapça
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Meal (anlam)
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
30 Okunuş
Intaliqooo ilaa zillin zee salaasi shu'ab
Arapça
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ
Meal (anlam)
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
31 Okunuş
Laa zaleelinw wa laa yughnee minal lahab
Arapça
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
Meal (anlam)
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
32 Okunuş
Innahaa tarmee bishararin kalqasr
Arapça
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ
Meal (anlam)
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
33 Okunuş
Ka annahoo jimaalatun sufr
Arapça
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ
Meal (anlam)
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
34 Okunuş
Wailuny yawma 'izil lilmukazibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
35 Okunuş
Haazaa yawmu laa uantiqoon
Arapça
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
Meal (anlam)
Bu, onların konuşamayacakları gündür.
36 Okunuş
Wa laa yu'zanu lahum fa ya'taziroon
Arapça
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
Meal (anlam)
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
37 Okunuş
Wailunw yawma 'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
38 Okunuş
Haaza yawmul fasli jama 'naakum wal awwaleen
Arapça
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
Meal (anlam)
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
39 Okunuş
Fa in kaana lakum kaidun fakeedoon
Arapça
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ
Meal (anlam)
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
40 Okunuş
Wailuny yawma'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
41 Okunuş
Innal muttaqeena fee zilaalinw wa 'uyoon
Arapça
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ
Meal (anlam)
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
42 Okunuş
Wa fawaakiha mimmaa yastahoon
Arapça
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
Meal (anlam)
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
43 Okunuş
Kuloo washraboo haneee 'am bimaa kuntum ta'maloon
Arapça
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
Meal (anlam)
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
44 Okunuş
Innaa kazaalika najzil muhsineen
Arapça
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Meal (anlam)
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
45 Okunuş
Wailuny yawma 'izil lilmuzkazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün yalanlamış olanların vay haline
46 Okunuş
Kuloo wa tamatta'oo qaleelan innakum mujrimoon
Arapça
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
Meal (anlam)
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
47 Okunuş
Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün yalanlamış olanların vay haline!
48 Okunuş
Wa izaa qeela lahumur ka'oo aa yarka'oon
Arapça
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
Meal (anlam)
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
49 Okunuş
Wailunny yawma 'izil lilmukazzibeen
Arapça
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
Meal (anlam)
O gün yalanlamış olanların vay haline!
50 Okunuş
Fabi ayyi hadeesim ba'dahoo yu'minoon
Arapça
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
Meal (anlam)
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar?
Kırıkkale Plus

Kırıkkale'nin dijital süper uygulaması

Soru ve Görüşleriniz için info@kirikkaleplus.com