Namaz Vakitleri

Kuran-ı Kerim Oku

Arapça metin, okunuş ve Türkçe meal · 114 sure · 6236 ayet

سُورَةُ النَّجۡمِ

53. Necm Suresi

62 ayet Mekke
1 Okunuş
Wannajmi izaa hawaa
Arapça
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
Meal (anlam)
Batmakta olan yıldıza and olsun ki,
2 Okunuş
Maa dalla saahibukum wa maa ghawaa
Arapça
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
Meal (anlam)
Arkadaşınız (Muhammed) sapmamış ve azmamıştır.
3 Okunuş
Wa maa yyantiqu 'anilhawaaa
Arapça
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
Meal (anlam)
O, kendiliğinden konuşmamaktadır.
4 Okunuş
In huwa illaa Wahyuny yoohaa
Arapça
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌۭ يُوحَىٰ
Meal (anlam)
Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahy iledir.
5 Okunuş
'Allamahoo shadeedul quwaa
Arapça
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
Meal (anlam)
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
6 Okunuş
Zoo mirratin fastawaa
Arapça
ذُو مِرَّةٍۢ فَٱسْتَوَىٰ
Meal (anlam)
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
7 Okunuş
Wa huwa bil ufuqil a'laa
Arapça
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
Meal (anlam)
Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.
8 Okunuş
Summa danaa fatadalla
Arapça
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
Meal (anlam)
Sonra yaklaşmış ve inmiştir.
9 Okunuş
Fakaana qaaba qawsaini aw adnaa
Arapça
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
Meal (anlam)
Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu.
10 Okunuş
Fa awhaaa ilaa 'abdihee maaa awhaa
Arapça
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
Meal (anlam)
Allah o anda kuluna vahyedeceğini etti.
11 Okunuş
Maa kazabal fu'aadu maa ra aa
Arapça
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
Meal (anlam)
Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.
12 Okunuş
Afatumaaroonahoo 'alaa maayaraa
Arapça
أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
Meal (anlam)
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?
13 Okunuş
Wa laqad ra aahu nazlatan ukhraa
Arapça
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
Meal (anlam)
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
14 Okunuş
'Inda sidratil muntaha
Arapça
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
Meal (anlam)
And olsun ki o, Cebrail'i sınırın sonunda başka bir inişinde de görmüştür.
15 Okunuş
'Indahaa jannatul maawaa
Arapça
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
Meal (anlam)
Orada Me'va cenneti vardır.
16 Okunuş
Iz yaghshas sidrata maa yaghshaa
Arapça
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
Meal (anlam)
Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
17 Okunuş
Maa zaaghal basaru wa maa taghaa
Arapça
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
Meal (anlam)
Gözü oradan ne kaydı ve ne de onu aştı.
18 Okunuş
Laqad ra aa min aayaati Rabbihil kubraaa
Arapça
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
Meal (anlam)
And olsun ki Rabbinin varlığının büyük delillerini gördü.
19 Okunuş
Afara'aytumul laata wal 'uzzaa
Arapça
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
Meal (anlam)
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?
20 Okunuş
Wa manaatas saalisatal ukhraa
Arapça
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
Meal (anlam)
Ey inkarcılar! Şimdi Lat, Uzza ve bundan başka üçüncüleri olan Menat'ın ne olduğunu söyler misiniz?
21 Okunuş
A-lakumuz zakaru wa lahul unsaa
Arapça
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ
Meal (anlam)
Demek erkekler sizin, dişiler Allah'ın mı?
22 Okunuş
Tilka izan qismatun deezaa
Arapça
تِلْكَ إِذًۭا قِسْمَةٌۭ ضِيزَىٰٓ
Meal (anlam)
Öyleyse bu haksız bir paylaşma;
23 Okunuş
In hiya illaaa asmaaa'un sammaitumoohaaa antum wa aabaaa'ukum maaa anzalal laahu bihaa min sultaan; inyyattabi'oona illaz zanna wa maa tahwal anfusu wa laqad jaaa'ahum mir Rabbihimul hudaa
Arapça
إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌۭ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ
Meal (anlam)
Bunlar sizin ve babalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onları destekleyen bir delil indirmemiştir. Onlar sadece sanıya ve canlarının istediğine uymaktadırlar. Oysa onlara Rablerinden and olsun ki doğruluk rehberi gelmiştir.
24 Okunuş
Am lil insaani maa taman naa
Arapça
أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
Meal (anlam)
Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır?
25 Okunuş
Falillaahil aakhiratu wal oolaa
Arapça
فَلِلَّهِ ٱلْءَاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ
Meal (anlam)
Hayatın ilki de sonu da Allah'ındır.
26 Okunuş
Wa kam mim malakin fissamaawaati laa tughnee shafaa'atuhum shai'an illaa mim ba'di anyyaazanal laahu limany yashaaa'u wa yardaa
Arapça
۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍۢ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ
Meal (anlam)
Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.
27 Okunuş
innal lazeena laa yu'minoona bil aakhirati la yusammoonal malaaa'ikata tasmiyatal unsaa
Arapça
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu ahirete inanmayanlar, meleklere "dişi" adını takarlar.
28 Okunuş
Wa maa lahum bihee min 'ilmin iny yattabi'oona illaz zanna wa innaz zanna laa yughnee minal haqqi shai'aa
Arapça
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًۭٔا
Meal (anlam)
Oysa onların bu hususta bir bilgileri yoktur, sadece sanıya uyarlar. Sanı ise şüphesiz gerçeği ifade etmez.
29 Okunuş
Fa a'rid 'am man tawallaa 'an zikrinaa wa lam yurid illal hayaatad dunyaa
Arapça
فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Meal (anlam)
Bizi anmaktan yüz çevirenlere ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlere aldırma.
30 Okunuş
Zalika mablaghuhum minal 'ilm; inna rabbaka huwa a'lamu biman dalla 'an sabee lihee wa huwa a'lamu bimanih tadaa
Arapça
ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ
Meal (anlam)
Bu onların ulaştıkları bilginin seviyesini gösterir. Doğrusu Rabbin yolundan sapmış olanı pek iyi bilir, doğru yolda olanı da çok iyi bilir.
31 Okunuş
Wa lillaahi maa fis samaawaati wa maa fil ardi liyajziyal lazeena asaaa'oo bimaa 'amiloo wa yajziyal lazeena ahsanoo bilhusnaa
Arapça
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى
Meal (anlam)
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.
32 Okunuş
Allazeena yajtaniboona kabaaa'iral ismi walfawaa hisha illal lamam; inna rabbaka waasi'ul maghfirah; huwa a'lamu bikum iz ansha akum minal ardi wa iz antum ajinnatun fee butooni umma haatikum falaa tuzakkooo anfusakum huwa a'lamu bimanit taqaa
Arapça
ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌۭ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
Meal (anlam)
Göklerde olanlar ve yerde olanlar Allah'ındır ki O, kötülük yapanlara işlerinin karşılığını verir; iyi davrananlara, ufak tefek kabahatleri bir yana büyük günahlardan ve hayasızlıklardan kaçınanlara işlediklerinden daha iyisiyle karşılığını verir. Doğrusu Rabbinin bağışı boldur. Sizi yerden var ederken ve siz annelerinizin karınlarında cenin halinde iken sizleri çok iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O, sakınanı çok iyi bilir.
33 Okunuş
Afara'ayatal lazee tawallaa
Arapça
أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
Meal (anlam)
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"
34 Okunuş
Wa a'taa qaleelanw wa akdaa
Arapça
وَأَعْطَىٰ قَلِيلًۭا وَأَكْدَىٰٓ
Meal (anlam)
Yüz çevireni ve malından biraz verip sonra vermemekte direneni gördün mü?"
35 Okunuş
A'indahoo 'ilmul ghaibi fahuwa yaraa
Arapça
أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ
Meal (anlam)
Görülmeyenin ilmi yanında da o mu görüyor?
36 Okunuş
Am lam yunabbaa bimaa fee suhuhfi Moosa
Arapça
أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
Meal (anlam)
Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?
37 Okunuş
Wa Ibraaheemal lazee waffaaa
Arapça
وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ
Meal (anlam)
Yoksa Musa'nın ve sözünü yerine getiren İbrahim'in kitablarında olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?
38 Okunuş
Allaa taziru waaziratunw wizra ukhraa
Arapça
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ
Meal (anlam)
Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez;
39 Okunuş
Wa al laisa lil insaani illaa maa sa'aa
Arapça
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
Meal (anlam)
İnsan ancak çalıştığına erişir.
40 Okunuş
Wa anna sa'yahoo sawfa yuraa
Arapça
وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
Meal (anlam)
Onun çalışması şüphesiz görülecektir.
41 Okunuş
Summa yujzaahul jazaaa 'al awfaa
Arapça
ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
Meal (anlam)
Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir.
42 Okunuş
Wa anna ilaa rabbikal muntahaa
Arapça
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu son varış Rabbinedir.
43 Okunuş
Wa annahoo huwa adhaka wa abkaa
Arapça
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu, güldüren de ağlatan da O'dur.
44 Okunuş
Wa annahoo huwa amaata wa ahyaa
Arapça
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
Meal (anlam)
Doğrusu dirilten de öldüren de O'dur.
45 Okunuş
Wa annahoo khalaqaz zawjainiz zakara wal unsaa
Arapça
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.
46 Okunuş
Min nutfatin izaa tumnaa
Arapça
مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.
47 Okunuş
Wa anna 'alaihin nash atal ukhraa
Arapça
وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur.
48 Okunuş
Wa annahoo huwa aghnaa wa aqnaa
Arapça
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur.
49 Okunuş
Wa annahoo huwa rabbush shi'raa
Arapça
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Meal (anlam)
Doğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur.
50 Okunuş
Wa annahooo ahlak a 'Aadanil oolaa
Arapça
وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
Meal (anlam)
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.
51 Okunuş
Wa samooda famaaa abqaa
Arapça
وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
Meal (anlam)
İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.
52 Okunuş
Wa qawma Noohim min qablu innahum kaanoo hum azlama wa atghaa
Arapça
وَقَوْمَ نُوحٍۢ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
Meal (anlam)
Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.
53 Okunuş
Wal mu'tafikata ahwaa
Arapça
وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
Meal (anlam)
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
54 Okunuş
Faghashshaahaa maa ghashshaa
Arapça
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
Meal (anlam)
Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.
55 Okunuş
Fabi ayyi aalaaa'i Rabbika tatamaaraa
Arapça
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
Meal (anlam)
Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?
56 Okunuş
Haazaa nazeerum minan nuzuril oolaa
Arapça
هَٰذَا نَذِيرٌۭ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
Meal (anlam)
İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.
57 Okunuş
Azifatil laazifah
Arapça
أَزِفَتِ ٱلْءَازِفَةُ
Meal (anlam)
Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır.
58 Okunuş
Laisa lahaa min doonil laahi kaashifah
Arapça
لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
Meal (anlam)
Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.
59 Okunuş
Afamin hazal hadeesi ta'jaboon
Arapça
أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
Meal (anlam)
Bu söze mi şaşıyorsunuz?
60 Okunuş
Wa tadhakoona wa laa tabkoon
Arapça
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
Meal (anlam)
Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz.
61 Okunuş
Wa antum saamidoon
Arapça
وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ
Meal (anlam)
Habersiz oyalanmaktasınız.
62 Okunuş
Fasjudoo lillaahi wa'budoo
Arapça
فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩
Meal (anlam)
Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin.
Kırıkkale Plus

Kırıkkale'nin dijital süper uygulaması

Soru ve Görüşleriniz için info@kirikkaleplus.com